- ANADOLU BASIN YAYIN BİRLİĞİ'
- de KURUCU VE 1.DÖNEM GENEL
- BAŞKAN,YAŞAM BOYU
- ONURSAL GENEL BAŞKAN.
DEĞİŞMESİ GEREKEN ZİHNİYET..
DİKKATLE araştırıldığında, 2002 yılından bu yana geçen zaman diliminde Ülkemizin kalkınmışlığı ve AK PARTİ İktidarının tüm yatırımlarına rağmen, Geçmiş hükümetlerin zaafıyla ve uzun yıların birikimiyle kronikleşen, ülkemizin çarpıcı ve aynı zamanda düşündürücü gerçeği olan asıl yoksulların ve işsizlerin eğitimli, yetişmiş insanlarımızın çoğunluğunun oluşturduğunu görebiliriz.Ülkemizde bu gerçekler mevcut iken, gerek yazılı gerek, görsel medyada yoksulluk ve işsizlik adına gösterilen örnekler gerçeklerden uzak, toplumun ekstrem örneklerini oluşturmaktadır.
İşsizlik ve Yoksulluğun çözümü Türkiye’nin kalkınması için başarıya ulaşabilecek projelere ihtiyaç vardır.
Var ama… İşte bütün sorun da bu ama da…
Neredeyse toplumsal bir paranoya halinde olduğumuz sürece, keşke yoksulluk ve işsizlik sorunların tümünün yatırımlarla, üretimle biteceğine, çözüme kavuşabileceğine inanabilsek.
Galiba gerekli olan ve kökten değişmesi gereken zihniyet olmalı, biran önce Partisinin en tepe noktasındaki SSK’yı batıran siyasiden, Devlet malını Deniz sanan yöneticiden, hortumcudan, memurdan, sanayicisinden, işçiden, tüccardan en küçük esnafa hatta ilköğretimdeki öğrenciye kadar toplumun tüm katmanları faydacılıktan, kolaycılıktan, çıkar hesaplarından kurtarılmalıdır.
Bir toplumda, imkânı olmadığı için hırsızlık ve yolsuzluk yapmayanların imkânı olup da yolsuzluk ve hırsızlık yapanlara kızmaları çözümü asla getirmez.
Önemli olan imkânlara sahip olunduğu halde hırsızlık ve yolsuzluk yapmamaktır.
Teşbihte hata olmaz, en basit şekliyle Kimisi işyerindeki kalemleri, kâğıtları v.s evine götürür.
Çünkü… Onun dünyası da ahlakının alışıla gelmiş kapasitesi odur.
Kimisi de… Yaptığı işe karşılık hediyenin adını dahi söyleyip, sipariş verir. Rüşvetin kibarlığını yapar.
Uzun yıllar öncesinin birikimi ile örneklenirse, ahlakının alışıla gelmiş kapasitesinin esiri olmuş, evine kalem götüren memur ile banka hortumlayan işadamının, devlet arazisini çevirip on yıl sonra tapusunu alan vurguncu ile ona tapu vermek için de yasa çıkaran parlamenter arasında ki (vs…b.gibi onlarca) yolsuzlukları,hırsızlığı , gaspı, soygunu ve talanı tüm cümle âlem bildiği halde kanıt yoktu diye cezalandırmayan savcı ile hâkim arasında hiçbir fark olmadığını anlamadığımız takdirde, anlayanları da aykırı insanlar diye kabul ettiğimiz sürece ne yapalım şartlar bunu gerektiriyor boş ver bana ne dediğimiz müddetçe işsizlik de, yoksulluk da, açlık da hep var olacaktır.
Ülkemiz de; öncelikli sosyal ve ekonomik yarımlara hız verilse de..Yoksulluğun ve işsizliğin alt düzeye indirilmesini temiz bir toplum, temiz bir yaşam ile başkalarının hak ve hukukuna saygıyı bir erdemlik sayan ve elini taşın altına koyan her ferdin zihniyet değişikliği mümkün kılacaktır... Saygılarımla..





ORCID Profilim
0 Yorumlar
lütfen rencide edici hakaret içeren yorumlar yazmayın bunlar yayınlanmıyacaktır hukuki sorumluluk yorum sahibine aittir